Aspirinin faydaları ve zararları

Özellikle kalp ve damar sistemine ve iltihaplanmaya karşı faydaları bulunduktan sonra Aspirini bilmeyenimiz yoktur.Ancak son dönemlerde yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda bu faydalar önemli bir soruya endekslenmiş durumda; Aspirin yararlı ama kimler için?

Amerikan Tıp Birliği Dergisi’nin yayımladığı araştırma sonuçları Aspirin’in sağlığa zararları hakkında önemli bilgileri gözler önüne seriyor. “Önlem olsun diye Aspirin kullanmanın risklerini kesinlikle göz ardı etmemeliyiz” deniliyor. Chapel Hill- North Carolina Kardiyovasküler Bilim ve Tıp Merkezi Başkanı Sidney Smith, araştırmaların Aspirin’in ikincil koruyucu olarak, yani daha önceden bir koroner kalp hastalığı, kalp krizi, iskemik (kansız) beyin atağı geçirenlerde, kalbine stent takılan veya by-pass geçirenlerde önlem için alınan Aspirin’in faydalı olduğunu söylüyor.
Ya bu grubun dışında kalan, ama önlem olur diye düzenli Aspirin kullananlar? “Onlara dikkat!” diyor Sidney Smith. Yaş, cinsiyet ve hatta kardiyovasküler problemin söz konusu kişi için nasıl bir risk oluşturduğu, Aspirin’in fayda ve zararlarını belirliyor. Yaşı ileri olan ve ciddi risk taşıyanlar için uygun görülürken, “Yaşım 50’ye geldi ben de önlem olarak her gün bir Aspirin alayım” mantığının yanlış olduğunu belirtiyor uzmanlar. 45- 79 yaş arasında olup kalp hastalığı veya kalp krizi riski taşıyan bir erkekseniz veya 55- 79 yaş arası iskemik beyin atağı riski taşıyan bir kadınsanız önleyici olarak bir tane Aspirin kullanmak sizin için faydalı olabilir. Ama yine de Aspirin’in fayda ve zararlarını iyice tanımanız gerekiyor.

İşte son araştırmalar ışığında Aspirin’in fayda ve zararları

1. İşitme kaybı riskini artırıyor:
Düzenli olarak (haftada en az 2 defa) Aspirin kullanan erkeklerde işitme kaybının yüzde 12 oranında arttığı biliniyor. Hatta 50 yaşından genç olup düzenli Aspirin kullananlarda bu riskin yüzde 33’e çıktığı tespit edilmiş. Yalnız Aspirin değil düzenli kullanılan nonsteroid antienflamatuarlar ve asidominofen kullanımının işitme kaybı riskini ciddi şekilde artırdığı biliniyor.

2. Kolorektal (kalın bağırsak) kanser riskini azaltıyor:
2009 yılında Amerikan Tıp Birliği Dergisi’nde yayımlanan bir araştırmaya göre düzenli Aspirin kullanımının bazı kanser hastalarında (COX-2 enzimi ifade eden tümör taşıyan) yaşam şansını arttırdığını, hatta haftalık Aspirin tüketimi 325 mg’lık haplardan oluşan 14 defayı geçtiğinde, bu tip kanser oluşumunun engellendiği tespit edilmiş.

3. Meme kanserinin tekrarını ve bazı durumlarda da oluşumunu engelliyor:
Şubat 2010’da yayımlanan bir araştırma raporuna göre her hafta az miktarda ve 2 ile 5 defa arasında Aspirin kullanan meme kanseri geçirmiş kadınlarda, hastalığın yüzde 71 oranında daha az ölümle sonuçlanıyor.

4. Prostat kanseri test sonuçlarını yanıltabiliyor:
Düzenli olarak Aspirin veya kortizon kökenli olmayan antienflamatuarlar kullanan erkeklerde prostat kanserinin teşhisinde ölçülen PSA düzeyinin gerçekte olduğundan yüzde 10 az çıktığı biliniyor.

5. Alzheimer hastalığına karşı koruyor:
Düzenli Aspirin kullananlarda yüzde 13 oranında daha az Alzheimer görülüyor. Fakat öte yandan başka bazı araştırmalar da ibuprofen gibi, kortizon kökenli olmayan antienflamatuarların Aspirin’den daha iyi etki ettiğini savunuyor.

6. Aspirin beyin kanamasının tekrarını engelleyebiliyor:
Ibuprofen ile birlikte alınmadığı takdirde, Aspirin beyin kanamasını engelleyebiliyor. FDA Aspirini ibuprofen maddesiyle birlikte kullanmama konusunda tüketiciyi resmi olarak uyarıyor.

7. Parkinson hastalığına karşı koruyor:
Kadınlar üzerinde yapılan bir araştırma haftada 2 veya daha fazla olmak üzere hayatı boyunca en az bir ay boyunca Aspirin kullanan kişilerde yüzde 40 oranında daha az Parkinson hastalığı görüldüğünü iddia ediyor.

8. Diyabeti olan kişilerde Aspirin’in kalp krizine karşı koruyucu etkisi sıfırlanabiliyor:
Diyabeti olan kişiler olmayanlardan en az iki kat daha fazla kalp hastalığı veya beyin kanaması riski taşıyor. Yapılan araştırmalar düzenli olarak alınan Aspirin’in ilk kalp krizini diyabet hastalarında önleyici etkisinin olmadığını gösteriyor.

9. Bazı kalp hastaları ve beyin kanaması geçiren hastalar üzerinde ters etki yaratıyor:
Bir araştırma kardiyovasküler hastaların (kalp ve damarla ilgili problemi olan) aşağı yukarı yüzde 30’unun Aspirin’in etkilerine karşı direnç gösterdiğini ve bu direncin Aspirin’e olumlu reaksiyon gösteren kardiyovasküler hastalara oranla tam 4 kat daha fazla kalp krizi ve beyin kanamasına meyilli olduğunu gösteriyor.

10. Aspirin kalp krizini önlemede kadınlarda daha az etkili olabiliyor:
Kadınlarda erkeklerde olduğu gibi kalp hastalıkları yerine, Aspirin’in iskemik beyin atağına karşı koruduğu ileri sürülüyor.

11. Mide problemlerine neden oluyor:
Aspirin ve kortizon kökenli olmayan antienflamatuarlar kullananların gastrointestinal kanama ve mide ülserine yakalanma riskinin çok daha yüksek olduğu biliniyor.

12. Kanama riskini artırıyor:
Kan sulandırıcı ve inceltici olduğu için kan pıhtılaşmasını zorlaştırıyor. Bu da demek oluyor ki; beyin kanaması gibi bir durumda Aspirin kullanımı öldürücü olabiliyor.

Yüksek Kolestrolü Düşürmenin Yolları

Yüksek Kolestrolü Düşürmenin Yolları

Yüksek kolestrolü düşürmek için ilk olarak beslenmeye dikkat etmek gerekir.
İlk olarak yüksek kolestrolden kurtulmak için katı yağlı gıdalara veda etmelisiniz. Sıvı yağla yapılan yemeklerin yüksek kolestrole bir etkisi yoktur ancak katı yağlı yiyecekler kolestrolü yüksekte tutar.

Yüksek kolestrolü azaltmanın diğer bir yolu ise etlerden geçiyor. Etlerde bulunan deriler yenilmemeli, daha çok balık ve tavuk gibi beyaz etler tüketilmelidir. Derilerin haricinde kırmızı ete de veda etmeniz gerekir.

Tam yağlı süt ve benzeri ürünlerden de uzaklaşmanız gerekmektedir. Tam yağlı ürünler yerine yarım yağlı ürünleri tüketmek kolestrol açısından çok daha yararlı olacaktır.

Sadece gıdalar ile kolestrol düşürülmez tabii ki. Yapacağınız düzenli sporlar ve egzersizler, yüksek kolestrolü düşürmenizde daha hızlı bir süreç işlemenizi sağlar. Spor ve egzersizler, kolestrolünüzü dengede tutmanızı sağlar.

Gün içinde yüksek kolestrolü dengede tutmak için sabah kalkınca 2 tane ceviz tüketilebilir. Kahvaltıdan önce yiyeceğiniz 2 adet kuru kayısı, kolestrolünüzü dengede tutarken beraberinde bağırsaklarınızın çok daha iyi bir şekilde çalışmasını sağlar. İki gıdayı yiyebilirsiniz ancak en fazla 2 adet tüketmeniz sağlığınız açısından daha iyi olacaktır.

Panik Atak Sebebleri, Panik Atak tedavisi

Ülkemizde sıkça rastlanan panik atak, birden bire ortaya çıkabilen bir hastalık türüdür. Panik atak yaklaşık 10 dakika ila 30 dakika arası bir sürede gerçekleşir. Bu süre zarfından sonra yavaş yavaş şiddeti azalır ve kişi eski durumuna döner.

Panik atak kişiyi yakaladığı anda o kişide ölüme kapılma yada yakın zamanda kötü bir şey olacağı hissine sokar. Bu duruma yakalanan kişi, öncelikle kendisini kurtarmasını isteyen herhangi bir kişiyi yada sağlık kuruluşlarını arar. Sağlık kuruluşuna ulaşan panik atak hastası, psikolojik açıdan rahatlar.

Panik atağa kapılan kişide nefes alamama, titreme, sarsılma, nefesin kesilmesi, göğüs daralması, sıkışma, bulantı, şişkinlik ve üşüme gibi belirtiler oluşabilir. Bu gibi durumlarda panik atak hastalığı geçiren kişinin nefes alması kolaylaştırılmalı, camlar v.s. açılarak kişinin daha rahat solunum yapması sağlanmalıdır. Bunun haricinde yakası açılabilir, kolonya ile yardımcı olunabilir. Bir süre sonra panik atak hastası kendisine gelecektir.

Panik ataktan kurtulmak için kişi kendisini meşgul edecek hobiler edinebilir. Bu hobiler, eğer kişi bayansa el örgüleri, kişi erkekse bilgisayar oyunları gibi beyni meşgul edebilecek çözüm yolları aranabilir. Bu yöntemler ile panik atak hastalığına tamamen veda edilebilir.

Göğüslerime silikon taktırdığım belli olur mu